TEKNOLOJİ

Uçsuz Bucaksız Bir Evren: Son Yıllarda Uzayda Neler Olup Bitti?

Gökyüzü ve ötesine merak duyanlara özel hazırladığımız uzay ve gezegenler ile ilgili içeriğimize davetlisiniz!

Yıllardır birçok filme konu olan ve insanoğlunun yüzyıllardır merak ettiği uzay, keşfedilmeyi bekleyen yönleriyle, hepimizi heyecanlandırmaya devam ediyor.

Gökyüzü ve ötesine duyulan bu sınırsız merak, teknolojinin gelişimiyle birlikte, küçük bir kısmını da olsa sınırları aşarak görebildiğimiz noktaya geldi.

İlk uzay programı çalışmalarının (NASA) 1958 yılında kurulduğunu düşünürsek, o tarihten bu yana birçok başarılı uzay görevi gerçekleştirildi.

İlk uzay mekiği Columbia’nın uzaya gidişinden bu yana, belirli aksaklıklara rağmen uzaydaki keşfimiz hız kesmeden devam ediyor.

1981 yılında uzaya gönderilen Columbia, talihsiz biz kaza sonucu infilak etse bile, o yılların inanılmaz gelişmelerinden birine tanık olmuştuk.

Uzayla birlikte yaşanan bu önemli gelişmeler bizleri kuşkusuz ki teknoloji alanında da çok ileri boyutlara taşıdı. Şöyle ki bugün hâlâ NASA’nın çalışmalarında kullandığı teknoloji aletleri, günlük hayatımızın birer parçası oldu.

Sözü fazla uzatmayarak, bu uçsuz bucaksız evreni ilk kez keşfettiğimiz andaki heyecanı yaşayarak, o yıllardan bu yıllara neler olup bittiğine değinelim dedik.

Uzay Tutkunları Buraya!

1/7 Dünya Dışındaki İlk Yerleşim: Uluslararası Uzay İstasyonu (2000)

NASA’nın 2000 yılında Dünya’nın alçak yörüngesine yerleştirdiği bu uydu, Dünya dışındaki ilk yerleşimini gerçekleştirdi.

136 gün boyunca 6 insanın yaşamayı başarabildiği proje, uzaydaki ilk anılarımızın temellerini attı.

Beş uzay kuruluşu tarafından gerçekleştirilen projenin içeriği, hükümetlerarası antlaşma ve sözleşmelerle belirlendi.

Bir tür laboratuvar, gözlemevi olarak tasarlanan bu proje, bizlere şimdilik 2028 yılına kadar hizmet verecek gibi duruyor.

Heyecan verici bu projenin aktaracağı gelişmeleri dört gözle bekliyoruz.

2/7 Satürn Yörüngesinde Bir Uzay Aracı: Cassini Huygens (1997)

1997 yılında uzaya fırlatılan ve yedi yıllık gezegenler arası yolculuğunun ardından 2004 yılında Satürn’e ulaşan bu uzaymekiği burada önemli gelişmeler elde etti.

En büyük keşiflerinden birisi Satürn’ün uydusu olan Titan’da büyük sıvı kaynaklarının bulunduğunu gözlemlemesi ve yaşam barındırma ihtimalini elde etmesi olmuştu.

Heyecan verici değil mi?

Uzayda 20 yıl, Satürn’de ise 13 yılını geçiren uzaymekiği Cassini, yakıtının bitmesiyle birlikte Satürn’ün halkalarına tıpkı bir meteor gibi düşmesine karar verildi.

Böylelikle Satürn hakkında önemli bulgular elde eden uzay aracı saatte 120bin 700 km hızla gezegene dalışını gerçekleştirdi.

3/7 Uzayda Louis Armstrong: Voyager 1-2

NASA’nın 1977 yılında fırlattığı Voyager 1 ve 2 isimli uzay araçları, kuşkusuz ki bu alanda hepimizi en çok heyecanlandıran olaylardan biriydi.

Yaklaşık 40 yıllık serüveniyle yıldızlararası bölgeye ulaşan uzay araçları, hâlâ Dünya’ya 17 saatlik arayla sinyal göndermeye devam ediyor.

Yaptıkları yolculuktaki en önemli keşiflerinden birisi ise Jüpiter’in uydusu üzerindeki yanardağları ve Satürn’ün ayı Titan’daki metan yağmuru olmuştu.

983 milyon dolara mal olan bu uzay araçlarının içerisinden ise Louis Armstrong ve Beethoven seslerinin yükselmesi hepimizde bir tebessüm oluşturdu.

“Uzaydaki dostlarımız nasılsınız? Vaktiniz olursa bizi ziyarete gelin.” yazılı mesajlarını taşıyan bu uzay araçlarının göndereceği yeni keşifleri sabırsızlıkla bekliyoruz.

4/7 Keşfedilmemiş Gezegen Kalmadı: Plüton’a Yolculuk (2015)

2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından gezegenlikten çıkarılan Plüton için detaylı araştırmalara başlandı.

Bu araştırmalarla birlikte NASA’nın uzay aracı New Horizons (Yeni Ufuklar) 9 yıllık yolculuğunun sonunda Plüton’a ulaşmış ve bizleri heyecanlandıracak birbirinden eşsiz fotoğraflar göndermişti.

Fotoğrafın en dikkat çekici özelliği ise gezegen üzerinde oluşan kalp şekli olmuştu.

NASA’nın sosyal medya hesapları üzerinden görüntüleyebildiğimiz bu fotoğrafın altında ise şöyle bir not yazıyordu:

“Cüce gezegen, 9 yıldır 3 milyar mil yol kat eden New Horizons uzay aracımız aracılığıyla dünyaya bir aşk notu gönderdi. Bu fotoğraf, bugün yapılacak en yakın uçuştan önce alınan son ve en detaylı görüntü.”

Bu yüzden Plüton cüce gezegen olarak adlandırılmaya devam etse bile, bizim gönlümüzü bu fotoğraflarla çoktan fethetti bile. 🙂

5/7 Mars’a İlk Kez İnsan Taşıyacak Uzay Kapsülü “Orion”

NASA’nın 5 Aralık 2014 yılında Mars’a gönderdiği Orion, gelecekte insanların Mars’a seyahat edebilmelerinin önünü açmasıyla hepimizi tekrar heyecanlandıran bir proje oldu.

Son yılların en çok konuşulan konularından olan uzayda yaşam, hayata geçirilen birçok projeyle çalışmalarına başladı.

Kapsülün deneme uçuşu insansız yapılsa da, Orion aslında uzaya insan taşıyan bir kapsül olarak tasarlandı.

Yaklaşık 4,5 saat süren deneme uçuşundan sonra, Pasifik Okyanus’una iniş yapan kapsülümüzün tüm sistemlerinin başarılı bir şekilde çalıştığı gözlemlendi.

2020’lerde başlatılacak olan uzaya insan taşıma projesinin böylelikle temelleri atılmış oldu.

Bakalım, belki de bizleri 2030’lu yıllarda Mars’ta bir hayat bekliyor olacak.

6/7 Uzay’da Tesla Roadster’ın Yolculuğu (2018)

Dünyaca ünlü Space X firmasının kurucusu Elon Musk, geçtiğimiz sene hayallerini gerçekleştirerek bir ilke imza atmıştı.

Space X şirketinin ürettiği Falcon Heavy isimli roket, içinde Musk’ın Tesla model aracını Mars yörüngesine ulaştırmak için fırlatıldı.

Milyonlarca kişinin izlediği bu tarihi anda, fırlatılan iki roket kapsülden ayrılarak Dünya’ya geri döndü.

Musk’ın tasarladığı 100 bin dolarlık kırmızı spor aracı ise Mars’a doğru yol alıyor.

Sürücü koltuğunda astronot giysileri giyen cansız bir manken otururken, arabanın müzik setinde ise David Bowie’nin Space Oddity adlı parçası çalıyor.

Müzik setinde David Bowie şarkıları olan bir uzay seyahati kulağa hoş gelmiyor mu? 🙂

7/7 Ay’ın Karanlık Yüzeyinden İlk Fotoğraf/ 2019

Filmlere bile konu olan Ay’ın karanlık yüzeyini keşfedebilmek için geçtiğimiz günlerde Çin tarafından bir roket fırlatıldı.

Karanlık yüzeyden ilk fotoğraf geldi!

Change-4 isimli roket, 2019 yılının başlarında yüzeye ulaşarak orada bulunan taş ve toprak örneklerini toplamak üzere görevine başladı.

Hatta Ay yüzeyinde yapılan ilk biyolojik deneyini başarılı bir şekilde sonuçlandırarak, pamuk tohumlarının filizlendiği haberi bile ulaştırıldı.

3 Ocak’tan itibaren Dünya’ya toplamda 170 fotoğraf gönderen Chang 4’un sonrasında Çin, 2020 yılında Chang 5’i Mars’a, 2029 yılında ise Jüpiter’e bir keşif aracı yollamayı planladığını duyurdu.

Çin, uzayda keşfedilmemiş gezegen bırakmayacak gibi duruyor. 🙂

Filmlere konu olan bu uzay maceramızın şimdilik sonuna geldik.

Her geçen gün keşfedilmemiş bu evren hakkında yeni bilgiler alabilmek, bizleri oldukça heyecanlandırıyor.

Birbirinden ilginç ilerlemelere sahip bu evren ile ilgili bu içeriğimizde yer verebildiğimiz derlemeler şimdilik bu kadar.

Gelişmeleri alabilmek için takipte kalın deriz.

BONUS: Jetgiller Gerçek Oluyor!

Geçtiğimiz yılın mayıs ayında, NASA – Uber ortaklığıyla yapılacak olan uçan taksilerin müjdesi geldi.

Büyük bir drone modeline benzeyen bu taksilerin, 2020 yılında kullanıma geçmesi bekleniyor.

Üstelik tasarlanan uçakların yakıt yerine elektrikle çalışacağı da duyuruldu.

Uber CEO’su Dara Khosrowshahi, proje için gökyüzü limanlarının kurulacağını belirtti.

Ücretlerin mil üzerinden hesaplanarak ilerleyen dönemlerde daha az maliyetli olması için çalışmalar da yapılacak.

İlk beş pilot bölgenin Japonya, Fransa, Avustralya, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin olduğu proje, şimdiden kalp atışlarımızı hızlandırdı.

Umuyoruz ki, ülkemizde de bunun gibi Jetgiller ailesinde gördüğümüz birçok proje hayata geçer. 🙂

** Diğer teknoloji gelişmeleri için #Blognot‘u takip etmeyi unutmayın! 🙂

Yorum yapmak ister misin? :)

%d blogcu bunu beğendi: