TEKNOLOJİ

Svart Hotel: Kendi Enerjisini Üreten İlk Otel Hakkında Bilinmeyen 7 Şey

Sizlere Kuzey Kutbu’nda, bir buzulun hemen eteğinde, tükettiğinden daha fazla enerji üretebilecek, üstelik bunu kendi kendine yapabilecek bir otel var desek bize inanır mısınız?

Norveçli ödüllü mimar atölyesi Snøhetta’nın bir projesi olan Svart Hotel, dünyanın ilk kendi enerjisini üretebilen oteli olma özelliğine sahip olağanüstü bir proje.

Gelin, kendi enerjisini üretebilen dünyanın en havalı oteli hakkındaki tüm detaylara hep birlikte bir göz atalım.

# 1. Koca Bir Buzulun Üstüne İnşa Edildi

Norveç’in en büyük ikinci buzulu olarak bilinen Svartisen’e yerleştirilen bu ilginç otel, yarısı buzulun altında olacak şekilde tasarlanmış. İsmini Norveç’in kendi lisanından alan otel, adının anlamını ise Svartisen’in koyu mavi olan buzul renginden alıyor.  

#2. Kendi Enerjisini Karşılayabilen İlk Otel

Tükettiğinden daha fazla enerji üretebilme özelliğine sahip olan Svart Hotel, Kutup Dairesi’nden esinlendiği için daire şeklinde minimalist bir yapıda dizayn edilmiş.

360 derecelik manzaraya sahip olacak olan otelin odaları, güneş ışığından her türlü imkânda faydalanabilecek şekilde tasarlanmış.

#3. Bilimkurgu Filminden Çıkmış Gibi!

Kutuplar söz konusu olduğunda neredeyse tüm yapılarda, yenilenebilir enerji alanında ciddi ataklar yapılıyor. Svart Hotel de bu projelerden bir tanesi.

Enerji tasarrufu konusunda kendi kendine yetebilme özelliğinde çığır açan bu yapı, diğer otellere kıyasla %85 daha az enerji tüketecek.

Tüm bu özellikleriyle Svart Hotel, dünyanın en kuzeyindeki “Powerhouse”  (santral) olma özelliğini taşıyor.

#4. Sürdürülebilir Turizm Ortaya Çıkıyor!

Projenin mimarlarından olan Arctic Adventure of Norway “Kuzey Norveç’te sürdürülebilir turizmin öncüsü olmak” vizyonunu benimseyerek bu yola çıkmış.

Svart’ı sürdürülebilir turizmde öne çıkaracak en önemli etkenlerden birisi de otele ulaşımın sadece tekne ile yapılabilmesi.

Snøhetta’nın kurucu ortaklarından olan Kjetil Trædal Thorsen, Svart projesi ile sürdürülebilirlik kavramı arasındaki ilişkiyi şöyle ifade ediyor:

“Oteli, çevresel açıdan bu kadar hassas ve kırılgan bir  ortamda inşa etmek, bölgenin doğal güzelliğini ve florasını korumak açısından bizlere bazı açık yükümlülükler getirdi. Bu güzel kuzey doğasına asgari çevresel ayak izi bırakacak, sürdürülebilir bir bina tasarlamak bizim en temel hedefimizdi.”

#5. Tasarımda Enerji Verimliliği Esas Alındı

Enerjiden en yüksek seviyede faydalanabilmeyi amaçlayan otelin bütün odaları, restoranları ve fonksiyonları söz konusu kritere göre tasarlandı.

Güneşin yıl boyunca bütün hareketleri izlenerek,  otelin tüm odaları yaz aylarında gölgeden yararlanabilecek şekilde stratejik olarak yerleştirilirken, karbon ayak izini en aza indirmek için otelin çatısına da güneş panelleri yerleştirildi.

Bunlarla da yetinmeyen Svart Hotel, ön cephesine yerleştirdiği gizli teraslarla müşterilerine mahrem alanlar yaratırken, enerji verimliliği konusunu es geçmediğini ispatladı. Yaz aylarında yapay iklimlendirme sistemini engellerken, kış aylarında ise dar açıyla gelen güneş ışınlarını yakalayarak maksimum bir güneşlenmeyi hedeflediği aşikâr.  

Otelin bir diğer enerji kaynağı da, toprağın altındaki ısıyı alıp yukarı çıkartacak jeotermal kuyular olacak.

#6. Mimaride Geleneksel Yapılara Bağlı Kalınmış

Suyun üzerine inşa edilen Svart Hotel, 360 derecelik dairesel yapıda inşa edildiği için otelin çevresine panaromik bir açıdan bakılabiliyor. 

Otel, çağdaş bir düşünce anlayışı ile yapılmış olsa da mimaride yerel geleneklere bağlı kalınmış. Otelin çevresini ve altını destekleyen direkler, Norveç’teki yerel balıkçıların kullandığı geleneksel mevsimlik evlerden esinlenmiş.

#7. Turizmde Çeşitlilik Hedefleniyor

Enerji verimliliğinde tam puan alan Svart Otel, misafirlerini mutlu edebilmek için her türlü yolu deniyor.

Kış aylarında kayak turizmi için ideal olan otel, yaz aylarında ise gece balıkçılığı ve kürek çekmek gibi mükemmel aktivitelerle bizleri karşılamaya hazırlanıyor.

Unutmadan Svart Otel konumu itibariyle kuzey ışıklarının muhteşem manzarasıyla da konuklarını tatmin ediyor. Otelin dış cephesinde kullanılan büyük pencereleri, şeffaf bir yanılsama yaratarak bol miktarda doğal ışığın filtrelenerek iç mekâna taşınmasını sağlıyor. Bu sayede kuzey ışıklarının büyüleyici atmosferi odanın içine de yansıyabiliyor.

Tasarım ve çevrecilik konusunda çığır açan Svart Hotel, enerji anlamında da farkını ortaya koymaya devam edecek gibi duruyor.

2021 yılında rezervasyon alımına başlanacak otelin diğer birçok yenilikçi anlayışı için sıkı takipteyiz.

Kuzey Kutup Dairesi üzerinde dünyanın ilk enerji üreten otelinin tüm detaylarına bakabilmek, görsel doyumu yüksek görünümüne şöyle bir göz atabilmek için aşağıdaki videoya bakabilirsiniz. 🙂

Peki, yenilenebilir enerjide çığır açan Çin’in projesini duymayan var mı? Detaylar burada! 🙂

Yorum yapmak ister misin? :)

%d blogcu bunu beğendi: