EĞLENCE GÜNDEM

Kahve Günü ve 3. Nesil Kahve Üzerine Tüm Detaylar

Türkiye'de hem belediyelerin düzenlediği hem özel organizasyonların yapıldığı Dünya Kahve Gününe ve 3. nesil kahveciliğe dair herşey yazımızın devamında.

Dünya’da en çok tüketilen ikinci içecek olan ve kendine has birçok demleme çeşidi bulunan kahvenin özel bir günü olması fikri, bundan tam dört yıl önce Uluslararası Kahve Organizasyonu (ICO) tarafından verildi.

Her yıl 1 Ekim’de kutlanan bu günde, birbirinden özel kahve çekirdeklerini ve 3. nesil kahveciliğe dair birçok şeyi bulabilmeniz mümkün.

Merkez şehrin Milano olduğu ve ABD, İngiltere, Almanya gibi kahve tüketiminin yüksek olduğu ülkelerde kutlanan bu günde, hem yerel markaların hem de uluslararası alanda isim yapmış kahve markalarının birçok indiriminden de faydalanabilirsiniz.

Türkiye’de ise hem belediyelerin düzenlediği hem de özel organizasyonların yapıldığı bu gün için sizleri 3. nesil kahve demleme sanatı üzerine biraz daha bilgilendirmek istiyor ve yazımızın devamına davet ediyoruz.

1800’lü yıllardan bu yana farklı kavurma ve pişirme yöntemleriyle karşımıza çıkan kahvenin bugün geldiği son nokta, 3.nesil kahve metoduyla karşımıza çıkıyor.

Farklı demleme teknikleri ve kahve çekirdeklerinin özellikleriyle ele alınan bu akıma değinmeden önce kahvenin geçirdiği evrelerden bahsedelim.

Birinci Nesil Kahve

150 yıllık bir sürece sahip olan bu akım, hazır kahve tüketimini ilk etapta hayatımıza sokmuştur ve hâlâ belli markalarla varlığını sürdürmektedir.

Toplu üretim ve paketli satış ile öne çıkan bu nesilde, kahvenin kalitesinden ziyade, kahve tüketme kültürünün yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Ticari amaç güden bu akımın içine, kahve içme ve demleme sanatının girmesiyle karşımıza ikinci nesil kahve çıkmaktadır.

İkinci Nesil Kahve

1970’li yılların sonlarına doğru ortaya çıkan bu akım, birinci nesil kahve akımının kahvenin tadından ve kalitesinden ödün vermesine tepki olarak çıkmıştır. Birinci neslin kahve tüketimine katkılarından faydalanarak kahve deneyimini özelleştirmeyi amaçlamıştır.

Kahve tüketicilerinin içtikleri kahvede kullanılan çekirdeklerin orijinallerini kullanması ve demleme tekniklerine inmek istemesiyle büyük bir başarı elde etmiştir.

Kahve tüketimini alışkanlıktan çıkarıp günlük hayatımıza yerleştiren bu akım, hâlâ varlığını sürdürmektedir. İkinci nesil kahve anlayışının en büyük zinciri olan Starbucks gibi markalar bizleri farklı bölgelerdeki kahve çekirdekleri ve demleme teknikleriyle tanıştırmıştır.

Üçüncü Nesil Kahve

Bu akım kahvenin hem tüketim alışkanlığı, hem keyif aracı, hem de kültür anlayışı olduğu dönemlerde ortaya çıkmıştır. Nitelikli kahvenin günlük hayatta tüketilebilecek bir sanat olarak kahve severlere sunulmasını hedeflemiştir.

Kahve çekirdeklerinin öğütülme çeşidinden, kahvenin demlenmiş hâline ve sunumuna kadar bütün süreçleri hassasiyetle irdeleyen bu akım, ülkemize de yavaş yavaş yer etmeye başlamıştır.

Diğer akımlara göre oldukça yeni olan 3. nesil kahve anlayışı, 2002 yılında ilk defa Trish Rothgeb tarafından ele alınan bir makalede kullanılmıştır.

Odağında yalnızca kahve olan üçüncü neslin hayatımıza girmesiyle birçok demleme yöntemi de ortaya çıkmıştır. Bölgeye ve kültüre göre değişen birçok kahve çeşidi olduğunu varsayarsak en çok kullanılan yöntemler şu şekildedir:

  • Chemex, French Press, Aeropress: İri taneli
  • V60: Orta taneli
  • Moka Pot: İnce taneli

Kahve çekirdeklerinin büyüklüğüne göre yapılan bu demleme yöntemlerinin içinde en pratik olanı Chemex’tir.

1940’lı yıllarda Dr. Peter Schlumbohm tarafından icat edilen bu yöntemde kahve çekirdeğinin iri taneli olması gerekmektedir. Chemex ile demlenen kahveler saf aromalı ve yumuşak içimlidir, lezzeti ise espressoya yakındır.

Kaliteli kahveyi merkez alan 3. nesil kahve akımında, birçok kahve demleme çeşidi bulunmaktadır.

Birinci nesilde evlerimizin vazgeçilmez ürünleri olan kahve, ikinci nesil kahve tüketimiyle birçok markayı yaratmış ve beraberinde kahve içmenin bir sanata evrildiği üçüncü nesil kahve akımını gündeme getirmiştir.

Kahve Çeşitlerini Birbirinden Ayıran Detaylar

Sıkça tükettiğimiz Amerikan bazlı kahve türlerinde birçoğumuzun bilmediği nüanslar bulunmakta.

Basınçlı kaynar suyun, ince kahve partiküllerinden geçirilmesiyle yapılan espresso, sek olarak tabir edilen ve sert olduğu için yarım su bardağı gibi bir ölçünün içmek için yeterli olduğu bir kahve türüdür.

Macchiato espressonun küçük bardakta sek hazırlanırken üstüne süt köpüğü koyulması ile yapılmaktadır.

Americano ise espressonun suyla seyreltip içildiği bir türdür. Espressoya göre içimi daha kolaydır.

Belki en çok talep gören kahve tipi olan latte ise kelime anlamı olarak süt demektir. Yapım aşaması ise espressonun sütle seyreltip içilmesi şeklinde özetlenebilir. Yarısı espresso dolu bardağın kalanının kaynar sütle doldurulması, latte yapımını açıklayan bir tanımdır.

Espressoyu latte gibi sütle seyreltip üstüne bolca süt köpüğü eklerseniz cappuccino elde edersiniz. İçimi keyifli, bol köpüklü bir kahve türüdür.

Son olarak mocha, espressoyu latte gibi sütle seyreltip içine de çeşni olarak biraz erimiş çikolata koyulması ile elde edilir, mocha da sık tercih edilen kahve türleri arasındadır.

Şehrin birçok noktasında rahatlıkla bulabileceğiniz 3.nesil kahvecileri, Aydem Kart’ın %10’a varan avantajlarıyla Dünya Kahve Günü ‘nde daha keyifli bir hâle getirebilirsiniz.

1 Ekim’de kahve severlerin ilgisini çekmeyi başaran ve Dünya Kahve Günü için yapılan etkinliklerde, birbirinden özel birçok tatla tanışabilir ve kahve üzerine birçok tema ile karşılaşabilirsiniz.

BONUS: Kahve tutkunlarına özel hazırladığımız testte kahve uzmanlığını kanıtlayabilmek için hemen buraya tıkla! 🙂

Yorum yapmak ister misin? :)

%d blogcu bunu beğendi: